47,9621$%0,24
56,0614€%-0,13
65,5511£%-0,03
7.107,39%2,12
4.603,39%1,87
%
02:00
25 Mart 2026 Çarşamba
Türkiye’de sosyal devlet anlayışını güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı bir kanun teklifi, Meclis komisyonunda ele alındı. Teklif; aile yapısının korunması, çocukların güvenli ortamda büyümesi ve sosyal hizmetlerin çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi gibi kritik başlıkları içeriyor. Yapılan açıklamalara göre bu düzenleme yalnızca mevcut sistemi iyileştirmekle kalmayacak, aynı zamanda toplumun en hassas kesimlerine yönelik daha güçlü bir koruma mekanizması oluşturacak.
3 Temel Hedef Üzerine Kurulu Bir Reform
Kanun teklifinin üç ana hedefe odaklandığı belirtiliyor:
Aile kurumunun güçlendirilmesi ve doğum oranlarının desteklenmesi
Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi kırılgan grupların daha iyi korunması
Sosyal hizmet sisteminin güncellenerek daha işlevsel hale getirilmesi
Bu yaklaşım aslında sadece bir yasa değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı uzun vadede güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım olarak görülüyor.
Doğum ve Babalık İzinlerinde Büyük Değişiklik
Teklifte en dikkat çeken maddelerden biri doğum izinleriyle ilgili. Buna göre:
Kadın çalışanların doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılıyor
Toplam doğum izni süresi 24 haftaya yükseliyor
Babalık izni ise 5 günden 10 güne çıkarılıyor
Bu değişiklik, özellikle bebeğin ilk aylarında anne ile kurulan bağın güçlenmesi açısından oldukça kritik. Uzmanlar, bu dönemin hem fiziksel hem de psikolojik gelişim için belirleyici olduğunu vurguluyor. Ayrıca bu düzenleme yalnızca memurları değil; işçiler, askerler ve güvenlik personelini de kapsayacak şekilde genişletiliyor.
Dijital Dünyada Çocukları Koruma Adımı
Teklifin bir diğer önemli ayağı ise çocukların dijital ortamdaki güvenliği. Günümüzde çocukların ekran başında geçirdiği sürenin ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda:
15 yaş altına sosyal medya erişimi sınırlandırılacak
Oyunlar yaş derecelendirmesine tabi olacak
Ebeveyn kontrol sistemleri zorunlu hale getirilecek
Büyük platformlara Türkiye’de temsilci bulundurma şartı getirilecek
Bu adımlar, özellikle siber zorbalık, zararlı içerikler ve dijital bağımlılık gibi sorunların önüne geçmeyi hedefliyor.
Sosyal Yardım ve Darülaceze Güçlendiriliyor
Teklifte sosyal yardımların daha sistemli hale getirilmesi de yer alıyor. Özellikle:
Darülaceze’nin hizmet kapasitesi artırılacak
Aşevi ve gıda bankacılığı faaliyetleri yasal zemine oturtulacak
İhtiyaç sahiplerine yardımlar daha düzenli ulaştırılacak
Bu sayede sosyal yardımların hem daha hızlı hem de daha etkili şekilde dağıtılması amaçlanıyor.
Koruyucu Aile Sistemine Teşvik
Koruyucu aile sistemini yaygınlaştırmak için de önemli bir adım atılıyor:
Koruyucu aile olan çalışanlara 10 gün izin hakkı verilecek
Sosyal ve Ekonomik Destek sistemi yasal güvence altına alınacak
Bu düzenleme, çocukların kurum bakımına alınmadan kendi aile ortamlarında büyümesini teşvik ediyor.
Çocukların Bulunduğu Alanlarda Yeni Güvenlik Önlemleri
Okul, kreş, yurt ve internet kafe gibi alanlarda çocuk güvenliği artırılıyor. Buna göre:
Belirli suçlardan hüküm giymiş kişilerin bu alanlarda çalışması yasaklanacak
İşletme açmaları da engellenecek
Bu, çocukların fiziksel ve psikolojik güvenliği açısından önemli bir koruma katmanı oluşturuyor.
Süreç Şimdilik Ertelendi
Komisyondaki görüşmeler sırasında “anayasaya aykırılık” önergesi gündeme geldi. Yapılan oylamada önerge reddedilse de, eşit oy durumu nedeniyle görüşmeler ileri bir tarihe bırakıldı. Teklifin Ramazan Bayramı sonrasında yeniden ele alınması planlanıyor
İstanbul merkezli olarak yürütülen futbolda bahis ve şike soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Kasım ayından bu yana sürdürülen incelemelerde artık sona yaklaşıldığı ve önemli kararların kapıda olduğu ifade ediliyor.
Gazeteci Sinan Burhan’ın aktardığı bilgilere göre, soruşturma süreci Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde bulunduğu dönemde başlatıldı. Gelinen noktada ise operasyonun tamamlanmak üzere olduğu ve yargı sürecinin hız kazandığı belirtiliyor.
Soruşturma kapsamında şike iddialarının kesinleşmesi durumunda kulüpler için oldukça ağır yaptırımlar gündeme gelebilir. Bu yaptırımlar arasında ligden düşürme ve 12 puana kadar puan silme cezaları öne çıkıyor. Yetkililer, süreçte hiçbir kulübe ayrıcalık tanınmayacağını özellikle vurguluyor.
Öte yandan dosyada adı geçen isimlerle ilgili hukuki süreç de ilerliyor. Tutuklu bulunan Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya ile Asbaşkan Fatih Kulaksız hakkında hazırlanan iddianamenin kısa süre içerisinde tamamlanması bekleniyor. Ayrıca 12 kulüp ve toplam 33 şüpheliyi kapsayan daha geniş kapsamlı bir iddianame üzerinde de çalışmaların hızlandırıldığı ifade ediliyor.
Soruşturmanın sadece yöneticilerle sınırlı kalmayacağı da gelen bilgiler arasında. İddialara göre, düşük miktarlarda dahi bahis oynayan futbolcuların cezalandırılması gündemde. Bunun yanı sıra, rakip takım lehine açık şekilde şike faaliyetinde bulunan kişi ve kurumlara yönelik çok daha ağır yaptırımlar uygulanacağı belirtiliyor.
Sürecin en dikkat çekici detaylarından biri ise devletin en üst kademesinden gelen kararlılık mesajı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “temiz futbol” vurgusuyla sürecin titizlikle yürütülmesi yönünde talimat verdiği ifade ediliyor. Bu doğrultuda, hiçbir kişi ya da kurum için tolerans gösterilmeyeceği konuşuluyor.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun da sürece aktif şekilde dahil olduğu ve gerekli adımları atmaya hazır olduğu belirtiliyor. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından şike yaptığı tespit edilen Süper Lig kulüpleri ve yöneticilerinin kamuoyuna açıklanacağı ve en ağır cezaların uygulanacağı ifade ediliyor.
Tüm bu gelişmeler, Türk futbolunda uzun süredir tartışılan bahis ve şike sorununa yönelik en kapsamlı adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak iddianame ve alınacak kararlar, futbol kamuoyunda büyük yankı uyandırmaya aday görünüyor.
Türkiye magazin ve müzik dünyasında önemli bir yere sahip olan ünlü yapımcı Erol Köse’nin ani ölümü büyük yankı uyandırdı. İstanbul Sarıyer Maslak’ta bulunan Ağaoğlu 1453 Konutları’nda yaşanan olayda, Köse’nin 16. kattan düşerek hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayın ardından ölümün nedeni hakkında iki farklı ihtimal üzerinde duruluyor: intihar ya da kaza.
Yetkililer, kesin ölüm nedeninin yapılacak detaylı incelemeler ve adli raporlar sonucunda netleşeceğini belirtti. İlk bilgilere göre Köse’nin bir süredir psikolojik sıkıntılar yaşadığı iddialar arasında yer alıyor.
Olaydan hemen önce yaşanan gelişmeler ise dikkat çekici. İddiaya göre Erol Köse, evde çalışan yardımcısına “Sen çık, benim misafirim gelecek” diyerek evden ayrılmasını istedi. Yardımcının evden ayrılmasından yaklaşık 20 dakika sonra trajik olayın gerçekleştiği ifade edildi.
Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemelerde, Köse’nin yakın çevresinden biri olduğu öğrenilen Mevlüt Y. (64) ile görüşüldü. Aynı evde yaşadıkları belirtilen Mevlüt Y., verdiği ifadede Köse’nin hem psikolojik sorunlar hem de kalp rahatsızlığı bulunduğunu söyledi. Ayrıca yaklaşık üç aydır evden çıkmadığını ve zaman zaman kendisine yardımcı olduğunu dile getirdi. Olay anında binanın lobisinde olduğunu belirten Mevlüt Y., geri döndüğünde Köse’yi yerde hareketsiz halde bulduğunu anlattı.
İlk değerlendirmelere göre olayın, Köse’nin bulunduğu 16. kattaki kiralık ofis bölümünde gerçekleşmiş olabileceği üzerinde duruluyor. Ancak olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturma devam ediyor. Polis ekipleri olay yerindeki incelemelerini sürdürürken, henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Erol Köse, 21 Eylül 1965 tarihinde Elazığ’da dünyaya geldi. Müzik kariyerine “Komedi Dans Üçlüsü” ile adım atan Köse, daha sonra yapımcılık alanında önemli bir yükseliş yakaladı. Özellikle 2000’li yıllarda Türk müzik sektöründe adından sıkça söz ettiren Köse, birçok ünlü sanatçıyla çalışarak sektörde güçlü bir konum elde etti.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim alırken müzik dünyasına yönelen Köse, kariyeri boyunca hem sahne önü hem de sahne arkasında aktif rol oynadı. Yapımcılık sürecinde Türkiye’nin önde gelen sanatçılarıyla projeler gerçekleştirdi ve birçok ismin kariyerinde etkili oldu.
Öte yandan iş hayatı dışında da dikkat çeken bir geçmişe sahipti. Bir dönem iş dünyası ve siyaset çevresiyle kurduğu ilişkiler sayesinde farklı alanlarda da gündeme geldi. Genç Parti döneminde milletvekili adayı olması da bu süreçlerden biri olarak biliniyor.
Köse’nin hayatı yalnızca müzikle sınırlı kalmadı. Geçmişte yaşadığı silahlı saldırılar da kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. İki ayrı olayda yaralanan Köse, bu saldırıların nedenine ilişkin yaptığı açıklamalarda tehditlere boyun eğmediğini ifade etmişti.
İki evlilik yapan Erol Köse’nin ilk evliliğinden bir kız çocuğu bulunuyor.
Olayın perde arkası ve kesin ölüm nedeni, yürütülen soruşturmanın ardından netlik kazanacak. Ancak bu beklenmedik kayıp, hem müzik dünyasında hem de kamuoyunda derin bir etki bırakmış durumda.
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Ozan Uyar, enflasyonda düşüş trendinin devam edeceğini ve bankanın baz senaryosunun bu yönde olduğunu açıkladı. Uyar, tahminlerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) hedef aralığının bir miktar üzerinde olsa da piyasa beklentileriyle uyumlu olduğunu belirtti.
Uyar’a göre 2026 yılında da dezenflasyon süreci devam edecek. TCMB’nin özellikle yılın ilk aylarındaki verileri dikkatle izleyeceğini ifade eden Uyar, enflasyonla mücadeleden taviz verilmeyeceğini ancak uygun görülen Para Politikası Kurulu toplantılarında ölçülü faiz indirimlerinin değerlendirilebileceğini söyledi.
Finansman Maliyetleri Yüksek Kalacak
Enflasyondaki gerilemeye rağmen Türk Lirası tarafında finansman maliyetlerinin yüksek seyretmeye devam edeceğini vurgulayan Uyar, makro ihtiyati tedbirlerde kısa vadede bir gevşeme beklemediklerini ifade etti. 2026 yılında da kontrollü kredi büyümesi politikasının süreceğini belirten Uyar, sürdürülebilir büyüme için fiyat istikrarının temel şart olduğunun altını çizdi.
Kur Artışı Enflasyon Paralelinde
Döviz kuruna ilişkin değerlendirmede bulunan Uyar, 2026 yılında kurda sürpriz bir hareket beklemediklerini söyledi. Banka beklentisine göre kur artışı, enflasyon oranına paralel bir seyir izleyecek.
2025’te Güçlü Finansal Performans
TSKB, 2025 yılını güçlü bir bilanço ile kapattı.
Toplam aktif büyüklük %41 artarak 326,7 milyar TL’ye ulaştı.
Kredi portföyü kurdan arındırılmış bazda %11,2 büyüyerek 235,9 milyar TL seviyesine çıktı.
Özkaynak kârlılığı %29,3 olarak gerçekleşti.
Banka ayrıca uluslararası piyasalardan toplam 1,8 milyar dolar kaynak sağladı.
Bu kapsamda;
350 milyon dolarlık 5 yıl vadeli tahvil ihracı gerçekleştirildi.
Sendikasyon kredisi %120 yenileme oranıyla tamamlandı.
Dünya Bankası bünyesindeki Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ile 300 milyon Euro,
KfW ile 250 milyon Euro,
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile 75 milyon Euro,
OPEC Fund for International Development ile 50 milyon Euro,
Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan 200 milyon dolar kaynak sağlandı.
Bu finansman; iklim direnci, dijital altyapı, kapsayıcı büyüme ve döngüsel ekonomi projelerinde kullanılacak.
Deprem Bölgesine 600 Milyon Dolar Destek
TSKB, 6 Şubat depremlerinin ardından başlattığı yeşil iyileşme sürecini sürdürüyor. 2023’ten bu yana deprem temalı finansman tutarı 600 milyon doların üzerine çıktı. Kadın ve genç istihdamına yönelik projeler öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ilk yatırım, yenilenebilir enerji ekipman üreticisi Ateş Çelik’e yapıldı. Hali hazırda 155 milyon dolar olan fon büyüklüğünün 2026’da 300 milyon dolara çıkarılması hedefleniyor.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada yayılan “Darphane 1 ve 5 kuruş basmayı durdurdu” iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Açıklamada Ne Denildi?
DMM’nin duyurusuna göre:
“1 ve 5 kuruşluk madeni paraların basımı tamamen durduruldu” iddiası dezenformasyon içeriyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası stoklarında yeterli miktarda basılmış 1 ve 5 kuruş mevcut.
Yeni basım yapılmamasının sebebi, ilave talep olmaması.
Söz konusu paralar halen tedavülde.
Talep oluşması halinde yeniden basım yapılabiliyor.
Açıklamanın sonunda kamuoyuna, kasıtlı olarak dolaşıma sokulan manipülatif içeriklere itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.